kulağı kirişte
1. zarf, Söylenecek sözü, gelecek haberi sabırsızlıkla bekler bir biçimde"Sınır boylarında Mehmet, gözünü dört açmış, kulağı kirişte nöbet tutuyordu. - Haldun Taner"
2. sıfat, mecaz, Söylenecek sözü, gelecek haberi sabırsızlıkla bekleyen (kimse); kulağı tetikte